SIVASLILAR VAKFI , Sivas, Sivasspor, Yigidolar Hakkinda Her Sey ! SIVASLILAR VAKFI , Sivas, Sivasspor, Yigidolar Hakkinda Her Sey !
  Giriş veya Üye Ol
• Anasayfa    • Forum  • Sivas Türküleri   • Sivas Resimleri  • Sivas Halayları  • Mesajlarınız
Menü

ANASAYFA

Vakfımız
· Sivaslılar Vakfı
· Yönetim Kurulu
· Amaçlarımız
· Yayınlarımız
· Etkinliklerimizden
· İrtibat

Üye
· Üye Girişi
· Forumlar
· Resim Galerisi
· Üye Ol
· Şifremi Unuttum ?
· Üyelik Hesabınız
· Mesajlarınız
· Üye Listesi
· Çıkış
· Yardım

Haber

· Haberler
· Güncel
· Spor
· İlçe
· Kültür
· Haber Arşivi
· Köşe Yazıları
· Röportajlar

İletişim
· Ziyaretçi Defteri
· Sitemizi Önerin
· Faydalı Linkler
· Sitenizi Ekleyin

SİVAS

» Tarih
· Tarihi Özellikler
· Sivas Kongresi
· Kronolojik Tarih

» Coğrafya
· İlin Konumu
· Jeolojik Yapı
· Yeryüzü Şekilleri
· İklim
· Bitki Örtüsü
· İnteraktif Sivas Haritası
· Sivas Şehir Planı

» Turizm
· Sivas'ta Turizm
· Ulaşım
· Kültür Turizmi
· Doğa Turizmi
· Konaklama
· Hediyelik Eşyalar

» Kültür
· Kültürel Yapı
· Kültürel Kuruluşlar
· Mûsikî
· ÜnlüKişiler
· Kilim ve Halıcılık
· Halk Oyunları
· Sivas Halayları (Görüntülü)
· Geleneksel Giyim
· Yöre Mutfağı
· Halk Ozanları
· Türkülerimiz
· Manilerimiz
· Fıkralarımız
· El Sanatları
· İstatisliklerle Sivas

» İlçelerimiz
· Akıncılar
· Altınyayla
· Divriği
· Doğanşar
· Gemerek
· Gölova
· Gürün
· Hafik
· İmranlı
· Kangal
· Koyulhisar
· Suşehri
· Şarkışla
· Ulaş
· Yıldızeli
· Zara

· Protokol Tel. No.ları

Basında Sivaslılar Vakfı
Son Dakika Haber
Bizim Sivas Gazetesi
Bizim Sivas
Sivas'tan
haberdar olmak istiyorsanız,
Bizim Sivas Gazetesi'ne abone olun...

www.BizimSivas.net

Abonelik Başvuru Telefonları:
İst.:0 216 461 18 06
Sivas:0 346 221 08 75

İstanbuldaki Sivaslılar






İstanbul'daki Sivaslılar

İstanbul'un 12 milyon nüfusunun 1.5 milyonu Sivaslılardan oluşuyor. Bu İstanbul nüfusunun yüzde 12.5'ini oluşturuyor. İstanbul'daki 1922 hemşeri derneğinin 615'i İstanbul'daki Sivaslılar tarafından kurulmuş. Bunların 312'si bir konfedarasyon gibi çalışan Sivaslılar Vakfı 'na bağlı...

 
Sivaslılar
615 dernekleri var

Atatürk tarafından Cumhuriyet'in temellerinin atıldığı il olan Sivas'dan 1950'li yıllarda başlayıp günümüze kadar yoğun olarak süren İstanbul'a göç bilim adamlarınca Cumhuriyet'in 80. yılında yani kısa bir süre önce araştırılarak, sonuçları 732 sayfalık bir kitapla açıklandı.

Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ali Rıza Abay'ın aylar süren titiz bir çalışma sonucu hazırladığı, ‘Sivas Dışındaki Sivaslıların Sosyal Kültürel Etkinlikleri ve İstanbul'daki Suşehrililer Örneği' adlı araştırması çarpıcı gerçeleri gözler önüne seriyor. Sivas 1950'den sonra Türkiye'de en çok göç veren illerin başında geliyor. İstanbul'un 12 milyon nüfusunun 1.5 milyonu Sivaslılardan oluşuyor. Bu İstanbul nüfusunun yüzde 12.5'ini oluşturuyor. Türkiye'de 3875 hemşeri derneği var. Bunların 1922'si İstanbul'da, 914'ü Ankara'da,115'i İzmir'de, 924'ü ise diğer illerde bulunuyor. İstanbul'daki 1922 hemşeri derneğinin 615'i İstanbul'daki Sivaslılar tarafından kurulmuş. Bunların 312'si bir konfedarasyon gibi çalışan Sivaslılar Vakfı 'na bağlı.

KÖYLERİNİ BULUYORLAR

Araştırmasında Doç.Dr. Abay, köyden kente göç ettiğinde çekingen ve ürkek tavırları ile dikkat çekenlerin şehir hayatının acımasızlığı ile boğuşurken, kendileri ile aynı kaderi paylaşan ortak noktaları olan hemşerileriyle dayanışma içine girdiğini kaydediyor. Köyden göç edenlerin kendileriyle en çok ortak noktası olanları hemşeri derneklerinde bulduklarını ve hemşeri derneklerinin böyle bir gereksinimden doğduğuna dikkat çekilen araştırmada, hemşeri derneklerinin göç edenlerin belli mahallelerde yoğunlaşarak, ‘gettoloşmayı' sağlayıp sağlamadıkları da sorgulanıyor.

İstanbul'daki en güçlü Sivas hemşeri derneklerinden Suşehri Kültür ve Dayanışma Derneği'ni üye yapısı ve etkinlikleri bakamından inceleyen Doç.Dr. Abay, köylüler ile şehirlilerin kaynaşabilmesi ve sosyal bütünleşme içine girebilmeleri için hemşeri derneklerinin bir tampon görevi gördüğünü saptıyor. Şehre gelip kültür şoku ile karşılaşanlara edep-erkanı daha kıdemli olan hemşerileri öğretiyor. Hemşeri dernekleri üyelerince şehirde kendilerine verilen bir statü anlamı da taşıyor.

Hemşerilik dernekleri doktor, mühendis ve işçiyi aynı çatı altında birleştirirken, ‘Biz' yani aynı topraktan olanlar ve diğerleri yani, ‘Onlar' ayrımına yolaçıyor. Araştırmada buna örnek olarak Esenler Karabayır Mahallesi'nde 1 kişinin ölümüne 12 kişinin yaralanmasına yol açan Romanlar ve diğer vatandaşlar arasındaki çatışma gösteriliyor. Her ne kadar bu olayda Sivaslıların doğrudan karışması sözkonusu olmasada İstanbul'daki , ‘Biz' olma göstergeleri bakımından önemli bir tespit. 17 Eylül 1967'de yani bundan tam 37 yıl önce Kayseri'de yapılan Sivasspor-Kayserispor karşılaşmalarında 40 kişinin ölümü ve 300 kişinin yaralanması hemşericiliğe bağlanmadığını ve araştırmada bunun adının ‘futbol fanatizmi' olduğu vurgulandı.

HER YIL YAYLA TURU

İstanbul'da hemşeriler arasında dayanışma sağlayan dernekler, Sivas kültürünü İstanbul'da yaşatmayı amaçlıyor. Geleneksel olarak düzünlenen pikniklerde, dostlukların pekiştirilmesi ve yeni dostluklar kurularak, kaynaşmanın sağlanması hedefleniyor. Sivas dernekleri de tıpkı diğer dernekler gibi pikniklerine de çağırdıkları siyasiler üzerinde de yörelerinin kalkınmasını sağlamak için baskı grubu oluşturuyor. İstanbul'a gelenler her yıl 5-6-7 Temmuz tarihinde 3 günlüğüne de olsa memleketlerine giderek geleneksel yayla şenliklerine katılıyor. Sivas ve yöresini tanıtan sergiler açılıyor.

PRESTİJ KAZANANLAR

Bizim Vadi Gazetesi ile yörede olup biten İstanbul'daki hemşerilere İstanbul'daki durum ise memlekete duyuruluyor. Yöresel doğum, ölüm ilanları, yöre gençliğinin ve okullarının ihtiyacı olan bilgisayar kitap yada eğitim bursu temin ediliyor. İstanbul'da yaşamalarına ve belli seviyede gelir düzeyine ulaşmalarına rağmen köylerine hiçbir ekonomik geri getirisi olmayan cami, okul, yurt, aşevi vb yerler yaptırarak yöre insanın yanında yer alıp, memleketini her zaman ayrılsa da sevdiğini gösteriyorlar. Bu durum yöresel gazetelerde bağışçı övülerek şöyle anlatılıyor; ‘Yıllar önce doğup büyüdüğü yöresini hiç unutmayan Suşehrili işadamlarımızdan biri köyündeki camiyi onarmış, bir cami ve annesi adına halıcılık kursu açmıştır. Sülüklü Köyü'ne bir de cami yaptıracağını söylemiştir. Bunun tek anlamı var.

O da vatanını, sılasını ve yöresini sevmektir'

HEMŞEHRİCİLİKTEN KORKMAYIN

Hemşericilik bilincinden korkulmaması gerektiğine de işaret eden Doç.Dr Ali Rıza Abay, insanlar arası iletişimde önemli olduğu, baskı gurubu olmalarının tabi olduğunu kaydediyor. Hemşeri derneklerinin özellikle deprem ve yaygın eğitim konusunda eğitime katkıda bulunmaları ve zermaye sahibi hemşerilerin yörelerine iş getirecek tesisler kurmasının teşvik edilmesini öneriyor. Hemşeri dayanışmasının etnik bölünme ve gettolaşmaya yolaçmayacağını savunan Doç.Dr.Abay, bunun toplumsal bir zenginlik olduğunu kaydediyor.


BAŞLARKEN


Sivas'da köylere traktör girince insan gücüne duyulan ihtiyaç azaldı. Köyünde ırgat olarak bile iş bulamayan Sivaslı, bundan tam 50 yıl önce sırtına attığı yorganının üstüne, sazını bağlayıp, doğduğu toprakları bırakarak, akın akın İstanbul yollarına düştü....

Bir umutla İstanbul'a göç eden Sivaslıların hemen hepsi ilk kez denizi Haydarpaşa'da gördüklerinde nasıl şaşırdıklarını bugün gibi hatırlıyor...

Yüz yıllardır Anadolu'da uygarlıklara beşiklik eden Sivas'ı bırakarak aş bulma iş bulma umuduyla yola çıkan 2 milyon Sivaslı bugün İstanbul'un en lüks semtlerinden, varoşlarına, 50 bin kişilik Sivas mahallelerine kadar şehrin dört bir yanına dağıldı.

İstanbul'da adeta bir Sivas Cumhuriyeti kuruldu. Sivas'ın merkezinde bugün 200 bin kişi yaşarken, İstanbul'da bunun tam 10 katı Sivaslı var. İstanbul sokaklarındaki her 6 kişiden biri Sivaslı olduğu belirlendi.

Türkiye'de en çok göç veren kent Sivas'dan gelenlerin kimi çok zengin olup fabrikalar kurmuş, kimi köyden gelen bulgurla tenceresini ancak kaynatabiliyor...

Ama zenginin de yoksulun da düşleri bir noktada buluşuyor. Bir gün mutlaka köye geri dönüp, topraklarına kavuşmak istiyorlar. Memleket özlemini bir işadamı, ‘Sivas'a 29 yıl değil, 29 saniye uzaktayım' diye anlatırken bir başkası ilk geldiği yıllarda Taksim Parkı'na yatıp doğuya giden bulutların Sivas'ın üstünden geçeceği umuduyla anasına selam gönderdiğini söylüyor...

Her yaz mutlaka çocuklar toplanıp yaz tatilinde köye gönderiliyor...

Kimi İstanbul'daki evinin bir odasını Sivas Müzesi yapmış karasabandan, çarığa, bakraçtan, idare denilen gaz lambasına toplamış getirmiş. Kimi çalmasını bilmese de duvarını bir saz asmış.

İstanbul'un daha cömert davrandığı zengin Sivaslılar köylerine şato gibi ev, hayırlarına cami, okul,çeşme, mezarlık, yol, aşevi yaptırmış. Bir gün gidip yaptırdığı evde yaşamayı, ölünce köyünün camisinde yıkanmayı, köyünün mezarlığına gömülmeyi istiyor. Hemşerilerinden şehirde kazandıkları para için değil köye yaptıkları bağışlar ölçüsünde itibar görüyorlar...

Varoşlarda güç koşullarda yaşayanlar ise belki baba ocağını onarmayı ama mutlaka köyüne geri dönmeyi istiyor. Onların umudu kendilerinden önce İstanbul'a gelen hemşerileri olmuş. Hemşeri derneklerinde bu sıcak el uzanmış. Önce gelen ne iş yapıyorsa sonra gelene de öğretmiş. Bir köyün hepsi harfiyatçı, öteki köy inşaatçı...

Kapalı toplumlar halinde yaşıyorlar. Varlarını yoklarını ortaya koyuyorlar. Üniversite mezunu, saygın bir işi olan ama köyüne ve geleneklerine bağlı gençler yetiştirmek istiyorlar. Bunun için gençlerin dernek merkezlerine gitmesi, üye olması, faliyetlere katılması ve gençlerden sadece kendi ailesinin değil bütün köyün beklediği diplomayı da başarıyla almasını istiyorlar.

Ve birde kurdukları CMS sistemi ile Sivas'da olup bitenden İstanbul'da 12 bin kişi anında haberdar oluyor. Düğün,cenaze, toplantı haberleri anında herkese iletiliyor. Bu aynı zamanda bu törenlere katılmak için bir görev anlamı taşıyor. Hemşeriler iyi günde de kötü günde de yanlız bırakılmıyor...

SULTAN UÇAR

13.09.2004 "stargazete.com"









Yayınlanma:: 2005-06-04 (19601 okuma)

[ Geri Dön ]

Access Denied